Melekler Ve Şeytanlar film izle

Filmin ilk yarısında uyuduğumu belirtmeme bilmem ne ölçüde gerek var. Sürekli durmayan aksiyon, ardı ardına işlenen cinayetler, ordan oraya akan bir kovalamaca var bu ilk yarıda oysa ki… Eee niye uyudun diyenlere cevabım da şu olacak: sürekli aynı tonda akan mekanik bir öyküye kim, hangi göz kapağı dayanabilir. Otobüs de hızlı gidiyor ama yerine göre çatır çatır uyuyoruz. Tren de keza öyle… Hele bir de işten geç çıktıysak…
İkinci yarıda ise ayıldım. Belki uykumu aldığım için… Kimbilir belki de patlamış mısırı arada alıp kendimize meşgale yarattığımız için. İkinci yarıda zaten filmin mekanikliği arınmaya, taşlar yerine oturmaya başladı. Şu tür gözlemlerde bulunabildik bu yarıda:
Vatikan şehrinde geçen bu filmden, James Bond’un İstanbul’daki maceralarını da konu alan 1999 yapımı, “The World Is Not Enough” türevi bir samimiyetsizliği, Vatikan’a alabildiğine yabancı olmamıza rağmen damıttık. Nasıl ki o filmde James Bond Kız Kulesinin altından hooooop diye Denizaltısı ile çıkıp, pıt diye Kız Kulesinin turistik ortamında karargah kuruyor idiyse benzer biçimde bu filmde de hoooop ve pıt diye Vatikan sınırları içinde her türlü lojistiği gerçekleştirebilmek mümkündü.
ORİJİNAL DİLİNDE

Discussion
What do you think? Leave a comment. Alternatively, write a post on your own weblog; this blog accepts trackbacks [trackback url].
Leave a Reply